GÜLSÜR, KAMU HASTANELERİ  BİRLİĞİ GENEL SEKRETERİ OLDU

GÜLSÜR, KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ GENEL SEKRETERİ OLDU

KİMSE GERÇEK DEĞİL…

KİMSE GERÇEK DEĞİL…

PAHALI PARFÜMLERİ BIRAKIN,GÜVEN KOKMALI İNSAN !!

PAHALI PARFÜMLERİ BIRAKIN,GÜVEN KOKMALI İNSAN !!

OSMANİYE DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMİ  DR. EROL OLDU

OSMANİYE DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMİ DR. EROL OLDU

Milli yerfıstığı “Ayşehanım” hasat edildi

Milli yerfıstığı “Ayşehanım” hasat edildi

BENİ YAK, KENDİNİ YAK!
    • 22 Şubat 2020 - 10:42:33

Çamura can verdi, beyaz bir kağıtla özlemini giderdi, yaşarken her şeyi yaşamak istedi, kainatı sadece 3 metre alan bildi, kazandığını koynunda biriktirdi, buğday sapından karınca yuvasına kadar saygı gösterdi, maliye-zaptiye, peşine düşenlere asla küfretmedi, salyangoz ya da ıstakoz nedir asla yemedi, şeytan gelince def etti, devlet deyince yüreğini sevdi.
Hatta celladına bile gülümsedi. O bir işçiydi.

Evi asla janjanlı olmadı, jartiyer büstiyer görmedi, avarel ve dalavere etrafı sürekli sardı, şoför koltuğuna full benzin oturmadı, korkudan sırasını verdi, hakkı yanar diye sabaha kadar kömür sırası bekledi, iskeletine kadar gördü ama yine de ruhunun pazarlığını etmedi, gülmeyi unuttu, tavayı sattı, arsayı parçaladı, çekle-senetle- krediyle tanıştı; ödeyemedi gitti kendini yaktı, buna bile kimse dikkat etmedi.
Hatta suçlu ilan edildi. O bir işçiydi.

İş beğenmeyenler peydah oldu, parayı az bulup kadına ya da yardım fonuna dayayanlardan sanıldı, 6 ay siyaset dergahında çaycı olup sonra makama oturanlardan sayıldı, göğsünü; asalaklık, suyunu, aşını, öğününü sadece bir söze satanlardan anıldı; ama o işçi bozuk niyetli değil hele ki bunlardan hiç olmadı, namusuyla kazandı.
Hatta dernek üyesi denildi. O bir işçiydi.

Pazarlık masasına hep alın teri akmayanlar oturdu, vebalı biriktirenler şatafatlı hayat sürerken alın teri tüketenler hep ikinci plana atıldı, emeği hak edenler eşref-i mahlukat sayılacakken janti giyinenler, takım elbise çekenler, iki de ballı lokma çekenler adam diye ön plana çıkarıldı.
Hatta Aşk ve dava onların sayıldı. İşçi ise çalışmaya, canını heba etmeye istihkaklıydı.

Bir de karpuz sergilerinde devletin memuru gibi göçebe işçiler geldi. Piyasayı berbat edip hem yararı hem zararı var denildi. Oysa benim işçim ikinci plana itilip işçilerim bayındır ilan edildi. Gelen göçebe, ucuz, kaçak, dil bilmeyenler ise çalışkan, harika ve hatta her daim kalsalar diye şükranla plaket verildi.
Kardeşim, varlık sancısı yaşıyoruz. Ezan sesi de duyuyoruz. Çok şükür. Fakat işçiler ölünde bir türlü din kardeşimiz diyerek onlara sahip çıkamıyoruz.- MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

  • UYARI
  • Sistem 2 Farklı Yöntemle IP Numaranızı Kayıt Altına Almaktadır. Yasal Durumlarda Bu Kayıtlar Yetkili Mercilere Tarafımızdan Verilecektir. Lütfen Yorumlarınızı Buna Dikkat Ederek Yazınız.
  • Yorumla

ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz