ALASIRT’TAN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

ALASIRT’TAN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

Öğretmenevi’nde öğretmenlere çiçek..

Öğretmenevi’nde öğretmenlere çiçek..

  Jandarmanın arama yaptığı evden cephanelik çıktı

  Jandarmanın arama yaptığı evden cephanelik çıktı

bitkin halde bulunan puhu tedaviye alındı

bitkin halde bulunan puhu tedaviye alındı

ZABITADAN MİNİKLERE SÜRPRİZ ZİYARET

ZABITADAN MİNİKLERE SÜRPRİZ ZİYARET

KARİYER KOMEDİSİ…
    • 20 Ekim 2022 - 10:12:40

KARİYER KOMEDİSİ – EMRE KIR

 

Hani her problemin analizini yaparken hep önce eğitimden bahsediyoruz ya; şöyle bir eğitim sistemin tabanına doğru inip sorunları, çıkmazları ve istikrarsız uygulanan politikaları görünce hemen lafımızı geri alasımız geliyor.

2022 yılının ikinci çeyreğinde kararı alınan ve 19 Kasım’da uygulanması planlanan uzman ve başöğretmenlik sınavı her geçen gün tartışılmaya devam ediyor. İlk kez 2005 yılında uygulanan ve o tarihten bu yana yapılmayan uzman öğretmenlik sınavında değişken politikalar sebebiyle hak kaybına uğrayan ve hali hazırda çalışma süresine takılarak sınav hakkından muaf kalan büyük bir kitle var.

 

Üstelik sınavın içeriği ve ölçme kriterleri de yoğun bir şekilde tartışılıyor. Özellikle öğretmenlerin tatil aylarına denk getirilen ve izle izle bitmeyen 180-240 saat arasında değişen eğitim videoların ardından Bakan Mahmut Özer’in “Öğretmenlerimiz ne kadar yeterli, ölçmemiz gerekiyor.” sözleri çok tepki çekmişti. Peki, nedir bu kariyer meselesi? İtirazın odağındaki yeni düzenlemeye göre, öğretmenlik, adaylık döneminden sonra “öğretmen-uzman öğretmen ve başöğretmen” olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacak.

Uzman öğretmenliğe adaylık dahil en az 10 yıl hizmeti bulunan, en az 180 saatlik Uzman Öğretmenlik Eğitim Programını tamamlayan ve Uzman Öğretmenlik için gerekli vasıfları sahip olanlar başvurabilecek. Başöğretmenliğe ise uzman öğretmenlikte en az 10 sene hizmet etmiş, 240 saatlik başöğretmenlik eğitim programını tamamlamış, gerekli vasıflara sahip uzman öğretmenler başvurabilecekler.

 

Peki, böyle bir gruplama ya da sınıflandırmanın riskleri ileride ciddi sorunlar doğurur mu? Sınavın içeriği gerçekten öğretmenlerin performanslarını ölçmeye yeterli mi? Peki okulda gösterilen gerçek performans ve çaba ne olacak? Anne –babalar okula öğrenci kaydı yaptırırken onlara bu vasıf ve vasıfsızlık (?) nasıl izah edilecek?

İşte tüm bu sorularının cevabını net bir biçimde ön görememek öğretmenleri tedirgin ediyor.

 

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu 43.maddesi hükmünce ,’’ Öğretmenlik mesleği, devletin, eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği’’ olarak tanımlanmasına rağmen böyle bir uygulamanın haksız olduğunu üzülerek dile getirmek istiyorum. Aynı okulda, aynı sınıfta, aynı öğrencilere aynı dersi veren öğretmenler arasında farklılık yaratmak ne kadar doğru ve adil? Zaten kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen ve ücretli öğretmenlerin olduğu öğretmenler odasına bir de sıradan öğretmen, uzman öğretmen ya da başöğretmen ayrımcılığını getirirseniz ne saygınlık kalır ne de itibar. Nedir bu kimlik karmaşası anlaşılmaz!

 

Öğretmenin bilgisinin asla sınavla ölçülemeyeceğini herhalde ilkokul sıralarındaki çocuklara söyleseniz bilir. Çünkü sınav sadece bilgiyi ölçer, öğretmenlik sadece bilme mesleği değil, bilakis bildiğini aktarabilme sanatıdır. Yıllarca bizzat mesleğini icra ederken tecrübe kazanan mesleki yeterliliğin en büyük kaynağı, geliştirici kitabı ve öznesi olan çocuklarla her türlü koşullarda eğitime devam eden, hiçbir meslekte olmadığı kadar fedakarlık gösteren öğretmenlerimizin yeterliliğinden şüphe duymak bizim en büyük ayıbımız olsa gerek.

Saygılarımla…

 

 

 

  • UYARI
  • Sistem 2 Farklı Yöntemle IP Numaranızı Kayıt Altına Almaktadır. Yasal Durumlarda Bu Kayıtlar Yetkili Mercilere Tarafımızdan Verilecektir. Lütfen Yorumlarınızı Buna Dikkat Ederek Yazınız.
  • Yorumla

ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz