19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜNE ÖZEL MİSAFİR

19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜNE ÖZEL MİSAFİR

İKİNCİ ÜNİVERSİTE SON KAYIT TARİHİ 18 EKİM

İKİNCİ ÜNİVERSİTE SON KAYIT TARİHİ 18 EKİM

BUGÜN ÇAMLIKAHVEDEYİZ…

BUGÜN ÇAMLIKAHVEDEYİZ…

AFAD-SEN Genel Başkanı Ayhan Çelik Osmaniye’de

AFAD-SEN Genel Başkanı Ayhan Çelik Osmaniye’de

OKULA YENİ BAŞLAYAN ÇOCUKLARIN AİLELERİ İÇİN EBEVEYN SEMİNERİ BAŞLIYOR

OKULA YENİ BAŞLAYAN ÇOCUKLARIN AİLELERİ İÇİN EBEVEYN SEMİNERİ BAŞLIYOR

“AĞAÇTA ANORMALLİK VAR”
  • HanifiDÖRTGÖZ
    • Hanifi DÖRTGÖZ
    • hanifi@kadirlihaber.net
    • 26 Kasım 2018 - 06:58:55

Bir kenara geçmiş sadece etrafını izliyordu. Rengarenk bir mevsim yaşanıyordu. Geçmişine kısa bir yolculuk yaptı. Nasıl bir yetişme tarzı vardı yad etti. Düştüğünde kaldırılmayan, karanlıkta kalınca korkmayan, okula sadece ilk gün annesinin elini tutup giden ve ardına okulda aile soy ismini karakteriyle geleceğe yazdıran biriydi. Sofraya oturduğunda aile büyüklerini bekleyen, yola besmele çekmeden çıkmayan, öğretmenlerine saygısı sonsuz, tarihini bilen, yolda gördüğü taşı “of”lamadan kenara atan, ekmek kırıntılarını dahi en azından kuşlarla paylaşan biriydi.

Hastalandığında çareyi pekmezde ya da aile sevgisinde bulan, anne ve babasının kavgası olsa dahi sonucu sükunetle duayla bekleyen, düğün ve cenazelerde toplum içerisine karışıp çay dağıtan, okula giderken ayakkabısı marka olmasa da mavi çizmesiyle zevkle adım atan, yağmur altında kalan köpeği vicdanıyla sahiplenirken hasta olurum telaşı olmadan yardıma koşan biriydi.
Elinde akıllı telefonu, önünde ‘GTA’ oyunu olmadan, adı sadece kimliğinde yazıp, arkadaşlarına ıslıkla seslenip, İnstagram ya da Facebook’ta beğeni endişesi olmadan gönül aynasında rengini belli eden biriydi.

Düşüncelerine ve kelimelerine kilit vurmadan konuşup Twitter gibi sosyal alanların isyanına ortak olmayan gerçek bir yüreği vardı. O, Devlerin Aşkı’yla büyümüş, Aile Şerefi’yle bağ kurmuş,Hababam Sınıfı’yla hayatı anlamlandırmış, anne ve babasına şükran borçlu olan biriydi. Varlığı ve yokluğu iyi öğrenmiş, rol model olan ebeveynlerini ve çevresini iyi gözlemleyerek büyümüştü.

Peki ya şimdi? Çocukları için kılavuz olmak yerine ebeveynler ne yapıyor sizce? Ben söyleyeyim, kar küreyiciliği…

Çocuğun duygularına eşlik etmeyen, kendisini değersiz hissedip çocuğunda yetersizlik hissi oluşturan, rehberlik etmek yerine yöneten, “Eğitim evde, gelişim sokakta olur” anlayışına inanmayıp çocuğunu bilgisayara, kağıt kalem ve karanlık duvarlara dost eden, çocuğunun hatalarını tebessümle karşılamayıp illa onu ileri götürmek için onun adına adımlar atan ebeveynler tam kar küreyiciliği yapıyor.

Yalnızca bunlar mı? Aşırı sevgi gösterip çocuğunu şımartan, buna neden olduktan sonra çocuğunu duygusal boşluğa bırakan da ebeveynlerdir. Sonrası facia…

Kendisini sevene inanmayıp dostluk ve ikili ilişkilerde çıkmaza sürüklenen çocuklar sevilme ihtiyacını nerde gideriyor? Cevap; kötü arkadaşlıklar, uyuşturucu madde bağımlılığı, karanlık odalar ve zihinsel hastalıklarla.

Çocuğunun kendisine benzemesini isteyen ya da ulaşamadıkları noktalara gelmesini bekleyen bu ebeveynler aşağılık duygusunun gelişmesine ne kadar katkıda bulunuyorlar değil mi? Bir de Türkiye gerçeği, beşeri başarılar…

Sınav var diyerek eve aylarca davet etmediğimiz komşularımız ya da sırf başarı için çocuklarda oluşturduğumuz stresli nefes alışlar. Bunlar değil midir toplumsal bağlara karşı kendi ellerimizle döşediğimiz mayınlar?

Sevgili ebeveynler; Çocukların ağlamasına izin verin, düşmesine aldırış etmeyin, elde ettikleri başarıları başkalarınınkiyle kıyaslayarak onların çabalarını değersizleştirmeyin. Çağ değişti diye bir zihinsel hastalığın altına sığınıp onlara sizlerden miras sadece isim ve genlerinizi bırakmayın. Batı ve Doğu arasındaki köprüleri sadece seyahat için kullanmayın. Din ve imanı sadece Cuma günleri ya da kandillerde bir mesajla sloganlaştırmayın.

İzin verin çocuklar kendisi gibi olsunlar. Önce erdemler eğitimi verin, duyarlılık kazandırın; sonra davranış eğitimi verin. Unutmayın ki toplumsal enkazın yegane sebebi: İnancı yoksun, tarihi yanlış öğretilmiş ,değerler eğitimi verilmemiş, zihinsel ve beşeri savaşlar içerisinde bırakılmış çocuklardır.
El alem için çocuk yetiştirilmez. Çağa ayak uydurmak kisvesi altında çocuk büyütülmez. Problem sadece rakamlar ya da sonu karmaşık romanlar değil. Ağaçta anormallik varsa bilin ki kökünde bir sıkıntı vardır. Kökü sağlam ağaçlar dallarıyla güçlü ve görkemlidir. Ve en iyi ağaç kendi şehrinde ve mevsiminde güzeldir .

Çocuğunla zoraki seyahat eden olma, çocuğunun kalbinde huzurla istirahat eden ol vesselam.  MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

  • UYARI
  • Sistem 2 Farklı Yöntemle IP Numaranızı Kayıt Altına Almaktadır. Yasal Durumlarda Bu Kayıtlar Yetkili Mercilere Tarafımızdan Verilecektir. Lütfen Yorumlarınızı Buna Dikkat Ederek Yazınız.
  • Yorumla

ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz