YAŞLILARIN GÖNLÜNÜ KAZANIP DUALARINI ALIYORLAR

YAŞLILARIN GÖNLÜNÜ KAZANIP DUALARINI ALIYORLAR

YILDIZGÖZ, ÇEVRE YOLUNA IŞIKLI KAVŞAK YAPILAMALIDIR

YILDIZGÖZ, ÇEVRE YOLUNA IŞIKLI KAVŞAK YAPILAMALIDIR

BURSULUK SINAVINI KAZANAN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ

BURSULUK SINAVINI KAZANAN ÖĞRENCİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ

TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANLIK SEÇİMİNİ MEHMETHAN YÜKSEL KAZANARAK GÜVEN TAZELEDİ

TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANLIK SEÇİMİNİ MEHMETHAN YÜKSEL KAZANARAK GÜVEN TAZELEDİ

    • 23 Haziran 2022 - 08:43:52

Dünya bugün mü kirlendi yoksa hep mi kirliydi? Bana öyle geliyor ki hep böyleydi. Amin Maalouf’un dediği gibi, çivisi çıktı bu dünyanın. Çivisi çıkmış bu dünya yeni bir kavramla daha tanıştı. Tahıl koridoru. Sözde dünya barışını korumayı amaç edinen koskoca Birleşmiş Milletlerin uğraştığı meseleye bakın. Ukrayna’daki tahılın güvenli bir şekilde Batı’ya taşınması. İnsan düşündükçe insanlığından utanıyor. Rusya ile Ukrayna savaşıyor, Ukrayna yok olmanın eşiğine gelmiş, insanlar bombadan ve açlıktan ölüyor, bu vahşete dur demesi gerekenler savaşı körükledikleri yetmezmiş gibi bir de Ukrayna’nın elindeki tahıllara göz dikiyor. Amaç demokrat, aydın, hümanist, medeni gibi kavramların arkasına sığınan Batı’nın açlık sıkıntısı çekmemesi. Ne acı değil mi? İnsan hakları bildirisini siyahî insanın derisi üzerine yazan Batı, buğday tanelerinden yeni bir kahramanlık destanı daha yazacak.
Bu çağda insan insanlığından utanmalı diyeceğim; ama nerde o utanılacak yüz. İnsan o hale geldi ki insan demeye bin şahit. Tarihin hiçbir döneminde insanlığın bugün ki kadar sığ ve yılışık olduğunu düşünmüyorum. İnsan insani derinliğini kaybedince sığlarda basit bir moloz yığınına döndü. Yirmi birinci yüzyıl insanlığa maddi anlamda çok şey kazandırmış olabilir; ama insaniyetinden çok şey aldı, götürdü. Bu yüzyılda yılışık, yüzsüz, vurdumduymaz, etik hiçbir değeri olmayan, kadın mı, erkek mi olduğu belli olmayan insan müsveddesi, iğreti tipler peyda oldu.
Özellikle bu cinsiyetsizlik projesi üzerinde durulması gereken en önemli meseledir. Proje diyorum, çünkü bazıları insanın fıtratı ile oynuyor. Siz insanı fıtratından koparırsanız, insani bağlamından koparmış olursun. Onun davranışları ve tepkileri de artık insani olmaz. İnsanları istediğiniz gibi yönlendirmenin bundan daha iyi bir yolunu bulamazsınız. Milyar dolarlar harcayarak oluşturdukları sosyal medya platformları en büyük silahları. Sosyal medya üzerinden öyle tipler ortaya çıkarıyorlar ki insanın aklı şaşıyor. Adam gerçekte erkek, ama tipine bakıyorsun kadın mı, erkek mi belli değil.
İnsan fıtratı ile oynanınca sadece insanın dış görünüşü değil, davranışları ve bakış açıları da değişiyor. Sosyal medyanın yanlış ve bilinçsiz kullanımı insandaki davranış değişikliklerinin en büyük sebebidir. Özellikle sosyal medyada çok beğeni toplama, ilgi çekme çabaları yılışık, yüzsüz, yalaka, vurdumduymaz tiplerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Kısa video çekimleri ile yüksek beğeni toplamak isteyen hastalıklı bakış açısı hiçbir sınır tanımıyor. Öyle ki yüksek beğeni uğruna her şeyle dalga geçen bu yılışık tipler, kutsal değerleri bile tiye alabiliyorlar.
Ciddiyetten uzak hiçbir değer yargısı olmayan bu tiplere kızmak istiyorum; ama kızamıyorum. Çünkü kızmakta muhataplık vardır. Oysa bu tipleri yakından tanıdığınızda muhatap bile almak istemeyeceğin birer zavallılar. Ne yaptıklarının farkında bile değiller. Gülüp geç, git, aldırma diyorsun; ama vicdanın el vermiyor. Acıyorsun. Ne olacak bu zavallıların hali diye hayıflanıyorsun.
Tepki veriyorsun, etmeyin, eylemeyin bu yapılan yanlış, insan fıtratı ile oynamayın. Yaptığınız insan fıtratına ihanettir. Bunu söyleyen sen misin, ne cahilliğin kalıyor ne cehaletin, yontma taş devrindeki insanlar bile sizden daha medeni insan muamelesi görüyor. Kişisel tercih, özel hayat, özgürlük gibi masum kavramların arkasına sığınan kötü niyetli kişilerin eliyle kötülük hızla yayılıyor. Kötülük bu kadar hızlı yayılırken tepkisiz kalmanın iki nedeni vardır. Ya korkuyorsundur ya da vurdumduymazsın. Her ikisi de toplumun geleceği açısından tehlikeli. Belki dünyanın bu halde olmasının sebebi biz değiliz; ama korkaklığımız ve vurdumduymazlığımız süreci hızlandırıyor. Korkaklığın bir mazereti olabilir, herkes mangal yürekli olamayabilir, ama vurdumduymazlık affedilir gibi değildir.
Ne güzel demiş Cahit Zarifoğlu; “Bir duruşu olmalı insanın, Bir bakışı, Bir anlayışı, Bir aşkı, Bir davası olmalı.” İnsan dediğin kötülük karşısında tavır almalı, tepki vermeli. Gördüğü her şeye eyvallah dememeli. Bu da bir karakter meselesidir. Aileden başlayarak bireyin yetişmesinde sorumluluğu olan herkesin ilk önceliği karakter eğitimi olmalıdır.

  • UYARI
  • Sistem 2 Farklı Yöntemle IP Numaranızı Kayıt Altına Almaktadır. Yasal Durumlarda Bu Kayıtlar Yetkili Mercilere Tarafımızdan Verilecektir. Lütfen Yorumlarınızı Buna Dikkat Ederek Yazınız.
  • Yorumla

ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz