DSİ CEYHAN OVASI SULAMASI İŞLETME BAKIM VE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN ÖNEMLİ DUYURU TAŞKIN SAHALARINDAN UZAK DURUN!

DSİ CEYHAN OVASI SULAMASI İŞLETME BAKIM VE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN ÖNEMLİ DUYURU TAŞKIN SAHALARINDAN UZAK DURUN!

JANDARMA, AİLE İÇİ ŞİDDETE KARŞI KADINLARI BİLİNÇLENDİRİYOR

JANDARMA, AİLE İÇİ ŞİDDETE KARŞI KADINLARI BİLİNÇLENDİRİYOR

TGK’DAN AÇIKLAMA

TGK’DAN AÇIKLAMA

TARİHİ YAPILAR HATAY VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN RESTORE EDİLİYOR
    • 14 Ocak 2021 - 23:18:47

Hatay Vakıflar Bölge Müdürü Ümit Gökhan Çiçek, Suriye’nin Afrin bölgesinde bulunan tarihi cami ile türbenin, Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce restore edildiğini söyledi.

Göreve geldiği günden bu yana yaptığı başarılı çalışmalarla göz dolduran Çiçek yaptığı açıklamada önemli konulara vurgu yaptı.Çiçek yaptığı açıklamasında;Osmanlı döneminde de kamusal hizmetlerin büyük kısmı vakıflar eliyle yapılıyordu. Bu amaçla dönemin devlet büyükleri ve üst düzey yöneticileri tarafından camii, medrese, han, hamam, çeşme, köprü gibi kamusal hizmet yapıları hayrat olarak vakfediliyordu; bu yapıların bakımı ve hizmetlerin sürekliliği için aynı zamanda “akar” dediğimiz gelir getirici nitelikte kervansaray, bedesten, bağ, bahçe gibi taşınmazlar bağışlanıyordu. Bu kendi kendisine yetebilen bir sistemdir ve bugün de birçok araştırmaya konu olarak örnek gösterilmektedir.
Vakıflar kanununun amaçlarından ilki yurt içi ve yurt dışı taşınır ve taşınmaz vakıf kültür varlıklarının ihyasını sağlamaktır. Biz de yurt içi ve yurt dışında birçok vakıf kültür varlığı eski eserin onarımını gerçekleştiriyoruz.
Balkan coğrafyasında Kosova, Kuzey Makedonya ve Bosna Hersek’te Vakıf kültür varlıklarının onarımını yaptığımız gibi, bölgemizde Suriye’de de Vakıf kültür varlıklarının onarımlarını yapıyoruz dedi.
Çiçek,Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak Zeytindalı Barış Bölgesinde 2 adet eserin; Afrin-Şeyh Hadid Ömer Bin Hattab Camii Ve Şerran Nebi Huri Türbe Camii’nin restorasyonu 11/10/2019 tarihinde başlamıştır.
Şeyh Hadid Ömer Bin Hattab Camii ile sahada ilk buluştuğumuzda minaresini görmeseniz tanıyamayacağınız ölçüde bir ekleme yapılmıştı esere. Ayrıca, çatışmalarda gövdesine top mermisi isabet eden minareyi askıya alarak, yıkılan kısımlarının ihyasını yaptık.
Tonozlu üst örtüyü, kemerli ve sütunlu cepheyi kapatmış olan çimento ve yağlı boya tabakaları raspa edilerek eserin mimari kimliği ortaya çıkarılmıştır. Yalnızca Caminin ortaya çıkarılması değil, eseri bulduğumuzda orada mevcut ancak niteliksiz şekilde bulunan imam evi, abdesthane, tuvalet, gasilhane, şadırvan ve üst kottaki dükkanların tamamını yenilemekten kaçınmadık. En önemli işlerden birisi olarak 20 mt ileriden camiye su hattı çektik. Şu anda musluklarından suyu akmakta, elektrik altyapısı sayesinde aydınlatılması da gerçekleşmektedir.
Diğer eser Şerran Nebi Huri Türbesi…
Buradaki yapı topluluğunun en eski eseri M.S 2 y.y sonu, 3 y.y başına tarihlenen Roma Dönemi anıt mezar yapısıdır. Yığma taştan tonozlu bir mescit ve karşısında yığma taş müştemilat yapısı bulunmaktadır.
Burada temel olarak iki faaliyet yürüttük; birincisi eserlerin yapısal sorunlarını gidermek. Bulduğumuzda anıt mezarda taş sıraları arasındaki harçların ve derzlerin boşalmış olduğu, mescit ve müştemilat kısmında taş tonozlarda yapısal çatlaklar bulunduğunu tespit ettik. Buralarda ilk müdahaleler yapılarak yapıların fiziksel bütünlüğü sağlanmıştır.
İkincisi dışarıdan yoğun bir ziyaretçiye sahip olan bu mekanda, önceden insanlar açık alanda kurbanlarını kesiyorlar, hiç de hijyenik olmayan bir ortamda ibadetlerini yapmaya çalışıyorlardı. Burada Şeyh Hadid’de olduğu gibi yakında su hattı olmadığından, 240 metre derinlikten sondajla su bulduk ve tesisin su teminini sağladık. Ayrıca elektrik altyapısını sağlayarak buraya da jeneratörle elektrik teminini sağladık. Hijyenik kurban kesim yeri, gasilhane, wc, abdest alma yeri şadırvanı ile birikte ayrıca otopark, kamelya şeklinde oturma alanları ve 22 çeşit toplamda 360 adet çeşitli türden ağaçla ağaçlandırılmış alanları ile sosyal anlamda zaman geçirilebilecek şekilde sosyal donatılarını da tamamladık. Bundan da gurur duyuyoruz.
Türkiye’nin , şu anda bilimsel restorasyon alanında, yetişmiş insan gücü ve uygulama teknikleri anlamında çok ileri düzeyde olduğunu belirten Çiçek, Burada bu çalışmaları yaptığımızda, insanların yüzlerindeki gülümsemeyi gördüğümüzde ve yöre insanından da takdir topladığımızda bunu daha iyi anladık.
Köklü geleneklerimiz ve yardım kültürümüzü yansıtan vakıf medeniyetini yaşatmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak yurt içinde ve yurt dışındaki kültür varlığı eski eserlerin korunması ve yaşatılması için çalışmaya devam edeceğiz ifadelerini kullandı.

  • UYARI
  • Sistem 2 Farklı Yöntemle IP Numaranızı Kayıt Altına Almaktadır. Yasal Durumlarda Bu Kayıtlar Yetkili Mercilere Tarafımızdan Verilecektir. Lütfen Yorumlarınızı Buna Dikkat Ederek Yazınız.
  • Yorumla

ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz