ALASIRT’TAN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

ALASIRT’TAN ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJI

Öğretmenevi’nde öğretmenlere çiçek..

Öğretmenevi’nde öğretmenlere çiçek..

  Jandarmanın arama yaptığı evden cephanelik çıktı

  Jandarmanın arama yaptığı evden cephanelik çıktı

bitkin halde bulunan puhu tedaviye alındı

bitkin halde bulunan puhu tedaviye alındı

ZABITADAN MİNİKLERE SÜRPRİZ ZİYARET

ZABITADAN MİNİKLERE SÜRPRİZ ZİYARET

    • 5 Ekim 2022 - 08:03:23

Ülkemizde son 200 yıldır oldum olası bir aydın sorunu var. Gerçek bir entelektüel aydın yetiştiremiyoruz. Batıllılaşmayı yanlış temeller üzerine oturtan Tanzimat’ın şekilci aydınlarının açtığı yoldan ilerleyen sahte aydınlar yüzünden son yüzyılımız karmakarışık. Aydın sorununu aşamamışken yeni bir sorunla daha karşı karşıyayız. Sanatçı sorunu.
Son zamanlarda sanatın evrenselliğinin arkasına sığınan bazı sanatçılar bu toplumun değerleri ile bağdaşmayan yaşam biçimlerini sanat adı altında topluma empoze etmeye çalışıyor. Toplumda canlı bir metabolizma olduğu için dışarıdan yapılan bu saldırılara karşı tepki veriyor. Toplumun kendini koruma refleksi ile verdiği tepkinin direncini kırma vazifesini de son zamanlarda bazı sanatçılar üstlendiler.
Özellikle son zamanlarda yetişen çoğu sanatçı toplumsal gerçeklikten koptu, ideolojik saiklerle hareket eder oldu. Eski Yeşilçam’da figüran bile olamayacak tipte sözde sanatçılar, başrol oyuncusu edasıyla ortada dolaşıyor. Oysa eski sanatçıların bir duruşu, ağırlığı vardı. Evet, halktan biri gibi yaşamıyor, halktan biri gibi düşünmüyorlardı; ama en azından halktan kopuk değillerdi. Halka saygı duyuyor, halkı hor görmüyorlardı. Bugünün sanatçısı bu zarafeti kaybetti. Sanatçılardaki halkı hor gören üstenci tavır öyle noktalara ulaştı ki bu durum sanatın ve sanatçının geleceği açısından bir sorun teşkil etmeye başladı.
Bir toplumu ayakta tutan şey saygıdır. Asgari ölçüde herkes birbirine saygı duymalı. Klasik tabirle kendisine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmayacaksın. Buna, en çok göz önünde olan kişiler, özellikle de sanatçılar dikkat edecekler. Sanatın kendi içinde bir asaleti vardır. Sanatçı bu asalete halel getirmemeye gayret göstermelidir. Onun içindir ki oturmasına, konuşmasına, giyimine, davranışlarına dikkat etmelidir. Çünkü onlar bir bakıma norm modeldir. Peki, yeni nesil sanatçıların çoğu bu hassasiyeti sergiliyor mu? Maalesef.
Sanatçıların bir kısmı yaptıklarıyla sanatı ayaklar altına alıyor. En basitinden sinema ve dizileri ele alalım. Eskiden filmlerde ve dizilerde kolay kolay küfür ve argo kullanılmazdı. Kemal Sunal’ın filmlerinde ki eşek oğlu eşek küfrüne bile kızardık. Ama şimdi sokakta kavga esnasında bile ağza alınmayacak en galiz küfürler sinemalarda sanat diye sunuluyor. Danalar gibi böğürmeyi sanat anlayışı olarak algılayan bir zihniyetin bu ülkeye olumlu anlamda katabileceği bir şey olamayacağını düşünenlerdenim.
Nitekim geldiğimiz nokta ortada. Millet olarak zihinsel ve ruhsal derinliğimizi kaybettik. Bir toplumun zihinsel ve ruhsal derinliğini anlamak istiyorsanız o toplumun kadın erkek ilişkisinin seviyesine bakacaksınız. Hani bazılarımızın beğenmedi geçmişimiz var ya, orada kadının apayrı bir yeri vardı. Eskiler kadını en ufak bir sarsıntıda kırılabilecek camdan bir vazoya benzetirlerdi. Nasıl ki vazoyu kırmamak için titiz davranılıyorsa kadını kırmamak, incitmemek için öyle titiz davranılırdı.
Bugün maalesef o vazo paramparça ediliyor. Niye? Bunun bir sürü sebebi var. Tek bir sebebe indirgemek doğru değil. Bu sebeplerden bir tanesi de sanat dünyasında kadına karşı takınılan tutum. Filmlere, dizilere, sahnelere bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Kadınlara karşı öyle hoyratça bir tutum sergileniyor ki insanın vicdanı sızlıyor. Bu hoyratça tutuma kadın hakları, özgürlük, eşitlik, özel hayat, hele sanat kılıfı uydurmaya kalkışmayın zinhar yalan, bunun adı olsa olsa kadın istismarıdır. Günümüzde kadını en çok istismar edenlerde kadın haklarını savunduğunu iddia edenlerdir. Bu da çağımızın en büyük ironisi.
Sonuç olarak her anlamda eskisinden daha iyi bir noktada değiliz. Sanatın asaleti ortadan kalkınca tahammülsüz, agresif, kaba sapa, nezaketten yoksun bir nesil ortaya çıktı. Çok basit şeyler yüzünden kavga ediyor, incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle birbirimizi vuruyoruz. Başka bir ironi de bütün bu olumsuzluklara sebep olanlar, kendilerinin hiç suçu yokmuş gibi çıkıp bir de en ağır şekilde toplumu eleştiriyor.
Yanarım da buna yanarım.

  • UYARI
  • Sistem 2 Farklı Yöntemle IP Numaranızı Kayıt Altına Almaktadır. Yasal Durumlarda Bu Kayıtlar Yetkili Mercilere Tarafımızdan Verilecektir. Lütfen Yorumlarınızı Buna Dikkat Ederek Yazınız.
  • Yorumla

ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz