Miraç Caminde kuran kursuna kayıt yaptırana hediye var

Miraç Caminde kuran kursuna kayıt yaptırana hediye var

Osmaniye’de uyuşturucu operasyonu

Osmaniye’de uyuşturucu operasyonu

  Jandarma Teşkilatının 180. kuruluş yıl dönümü

  Jandarma Teşkilatının 180. kuruluş yıl dönümü

EVDE EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİNİN KARNE SEVİNCİ

EVDE EĞİTİM GÖREN ÖĞRENCİNİN KARNE SEVİNCİ

Kadirli Osman Gazi Anadolu Lisesi, ülkemizi ve kültürümüzü yurtdışında tanıtmaya devam ediyor!

Kadirli Osman Gazi Anadolu Lisesi, ülkemizi ve kültürümüzü yurtdışında tanıtmaya devam ediyor!

KİM SEYYAH?
  • HanifiDÖRTGÖZ
    • Hanifi DÖRTGÖZ
    • hanifi@kadirlihaber.net
    • 10 Haziran 2019 - 07:31:09

Delal ve Ahmet birçok arkadaşıyla bilye oynardı. Harabe olan yerlerden uzak, sıvasız evlerin bulunduğu sokakta ve en önemlisi topraktan yolda kainatın mihenk taşlarını dizer gibi bilyeleri dizerlerdi. Yan yana gelen bilyelerin uzunluğu bazen 1 metreyi bulurdu. Amaç tek seferde o muazzam sıraya konulmuş bilyelerden herhangi birine dokunmak, değmek ya da onu diğerlerinde ayırmaktı. Uzak mesafeden atılan bilye amaca güzelce yol almalıydı. Ama burada en önemlisi yere sayı hakkını kullanan bir nevi bilye ebesinin yön belirtmesiydi. Yön deyince aklımıza sağ sol ya da doğu batı gelir, oysa o vakit Ne Delal ne Ahmet ne de arkadaşları bu tabirleri kullanmazdı. Onların dilinde tabir aşağı yukarıydı.
Düğüne giderdik çoğu zaman. İster ev düğünü ister salon düğünü olsun düğün sahipleri sıcacık karşılardı davetlileri. Herkes aynı masaya küs olsa da dargın kalsa da kavgalı bulunsa da otururdu. Hele düğünde Ankara havası, Kürt halayı, Çerkez oyunu oynanırsa herkes yuvarlak halka olur elleri patlayıncaya dek hayranlıkla alkışlardı. Sahne her daim barışa doyardı.
Bir kör geçerdi karşıdan karşıya. Kör oldu engelli terminolojik kavramda. Bana göre kör kaldı ilelebet. Kör görünce hemen anlardım. Yardıma samimiyetle koşardım. Gerekirse evine kadar eşlik ederdim. Konuşur yürek gözünde ruhumu ifade ederdim. Sonra dedim ya engelli tabiri geldi. Bilemedim kim kör kim engelli. Ve sevemedim.
Denize gidince Teyzem veryansın ederdi. Yahu bu belediye neden çalışmaz, şu çöpleri neden toplamaz, şu kamyonculara neden önlem almaz diye. Kamyoncuları çok severdim ben oysa. Ama beyaz fistanı ya da uzun donuyla denize dalmayanları. Bir vakit sonra teyzem de onlara hasret kaldı.
Şimdi bayram geldi. Birçok ev öksüz- yetimle doldu taştı. Birçok ev hastalığa bulandı. Bir sokak geceleri yalnızlaştı. Birçok şehir kendi öz kimliğine yabancı kaldı!

Yukarıda saydığım onca şeyi bu ülke sınırındaki kardeşlerimle yapardık biz. Şimdi bilyeler toprağa gömüldü, düğünler kimsesizleşti, her ışıkta bir din kardeşi engelli kartıyla meşrulaştı, her kıyıda kamyonculara laf ederken nargileciler mesken tuttu, her bayram ocaklara ateş düşerken sınırın önü karnaval yeri oldu…
Ve her gün gazetelerde bir kelle kesen vahşi misafirlerimiz boy gösterir oldu!
Zerreden yıldızlara selam olsun. En yüce Makama dua olsun! Memleketimizi imanlı terk etmeyi nasip etsin.- MUSTAFA KEMAL EVREN ÇİĞİL

  • UYARI
  • Sistem 2 Farklı Yöntemle IP Numaranızı Kayıt Altına Almaktadır. Yasal Durumlarda Bu Kayıtlar Yetkili Mercilere Tarafımızdan Verilecektir. Lütfen Yorumlarınızı Buna Dikkat Ederek Yazınız.
  • Yorumla
Hanifi DÖRTGÖZ
0536 375 68 09
 
Haber ve İhbarlarınız için
hanifi@kadirlihaber.net
 


ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz